Ağacımı diktim. Dikmeden önce tecrübeli, bu işlerden anlayan, bilgili birini aradım aklıma Abdullah amcam geldi.
84 yaşındaki Abdullah amcamı üşenmedim gittim evinden aldım, getirdim. 'Sen eski topraksın, diktiğin ağaçlar yıllardır diktiğin gibi ayakta duruyor, bunuda dik bu da yıllarca ayakta dursun.' dedim.
Çukurun ilk kazmasını da son kazmasını da kendisi vurdu.
Damadım Aydın'ı çağırdım. 'Dik bu ağacı açılan çukura.' dedim.
Dikim işleri devam ederken bende bildiğim dualar ve temennilerle dikenlerin başında bulundum. Sağ olsun Abidin Bey, öyle güzel bir ambalaj yapmış ki, 40 santimden fazla tüp naylonun içinde göndermiş ağacı. Naylon yırtıldıktan sonra olduğu gibi toprağın içerisine gömüldü. Gömülmeden önce zemine yarım kova keçi gübresi dolduruldu, ağaç toprağıyla beraber, kökleri güneşten korunarak tecrübeli ellerle dikildi.
İyi ki geldin güzel ağacım, ben olmasam da sen asırlar boyu bu topraklarda olacaksın. Dikildiğine 3-5 kişi canlı olarak, 3-5 kişi de görsel olarak şahit oldular. Büyüdüğünde, her ilkbahar mavi mavi çiçekler açtığnda, bizler çok uzaklarda veya hiç bu dünyada olmasak da şahitlerini asla unutma...
Değerli arkadaşım J. tekrar teşekkürler...
Teşekkürler Ceren kardeşim...